Kayıtlar

Ekim, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Atatürk Gelirse ?

Hafif serin bir Kasım  ayının 25 inde seslerle uyandım. Dışarıdan kalabalık insanlar eşliğinde çalan sren sesleriyle şaşırdım, panikledim. Usulca pencereye yöneldim ve dışarı baktım. Dışarıda ki insanları mutlu gördüm, sevinç içindelerdi, Sonra ana yolda araba konvoyları ve onların çalan kornalarına takıldı gözlerim. Kendi kendime "neler oluyor?" dedim. Bir çırpıda paltomu giydim ve dışarı çıktım. Olaya dahil olmalıydım çünkü beni dışarıya iten bir güç seziyordum. Kalabalığa usulca yaklaşıp bir amcaya durumu sordum. O da bana yaşlı ve gülümseyen bir yüzle dönüp "haberin yokmu?" dedi. -"Hayır ne oldu haberim yok beyamca." -"Televizyonu aç evladım televizyonu aç!" Duraksadım ve "Neler oluyor acaba?" diyerek koşar adım evime yöneldim. Yürürken kafamda yanıtsız sorular beliriyordu. "Sren çalıyordu, devlet büyüklerinden biri mi ölmüştü?" "Araba kornaları çalıyordu düğün mü vardı? "Sevilmeyen birisi ölmüşse sren ne...

ŞANLI BUDUN

Kızıl Elma ile başlar buyruk, Her davadan kutludur bu yolculuk! Türk’ün Ülküsünün en başında durup, Nice fermanlar yazdırır bu buyruk. Orta Asya’da yürür kırk yiğit, Çin sarayını basar Kürşad’lı birlik! Gezer oda oda ararlar bir it! Düşerlerken toprağa, yazılır tarihe kutsal bir şehit. Uygur’dan gelen feryat sesleri, Gün gelir Ankara’dan yankılanır. Oğuz’un neslinden gelen çerilerin, Urumçi’de özgürlüğü başlatır! Çanakkale’de kopar kızıl kıyamet; Kahramanlar, fırsat bulamaz getirmeye şehadet ! Donanmaları, çaresizce izleyen gözlerin önünde Seyit onbaşı, gemileri gömer denizin dibine! Hocalı’dan yürür TÜRK’ün Askeri, Gence’den gelir haberleri, Nuri Paşa’nın kahraman erleri, Getirir müjdeli haberleri. Her köşesi yakılıp kavrulup, İşgal olur asırlık İmparatorluk, Çıkar   bir kez daha buyruk, Kurtulur Anadolu Atatürk olup ! Fıransız Piçleri gelir Kamil’in yanına, Derler; Çocukdur bu bakalım icabına, Ama bilemezler 50 m...

Olur mu Dersiniz ?

2038 Geçtiğimiz yüzyıl içinde gerçekleştirilen   insan dondurulma projesinin son aşamasına gelmiş bulunuyoruz. İlk insan dondurma girişimlerine 1950 yılında başlandığı biliniyor ve devam eden yıllarda birbiri sıra ülkelerden kobaylar seçilip ortak merkezlerde arındırılmış, insanlardan izole edilmiş kapsüllere konulan kobaylar, artık tekrar diriltilme işlemine başlamak üzere bir araya getirildi. 2025 yılında dağılmış olan Avrupa Birliği ;kobaylarından bir çoğunu diriltmeye çalışmışlar ama ne yazık ki projeleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı, 100 kobayı diriltme aşaması tam bir fiyasko ile sonuçlanmıştı, hiç bir kobay canlanamamıştı, sadece bir kişinin kalbini ve vucut fonksiyonlarını işlevsel hale getirmişlerdi ama o da dirilemedi. Bütün bu yaşanılan olarların sonucunda haklı olarak bilim insanlarının kuşkuları ve çekinceleri artmış bulunuyor, biz vatandaşlar olarak düşündüğümüz senaryoları bilim insanları da düşünüyorlardır mutlaka ama professıonellik açısından sesli dile g...