Olur mu Dersiniz ?

2038
Geçtiğimiz yüzyıl içinde gerçekleştirilen  insan dondurulma projesinin son aşamasına gelmiş bulunuyoruz. İlk insan dondurma girişimlerine 1950 yılında başlandığı biliniyor ve devam eden yıllarda birbiri sıra ülkelerden kobaylar seçilip ortak merkezlerde arındırılmış, insanlardan izole edilmiş kapsüllere konulan kobaylar, artık tekrar diriltilme işlemine başlamak üzere bir araya getirildi.

2025 yılında dağılmış olan Avrupa Birliği ;kobaylarından bir çoğunu diriltmeye çalışmışlar ama ne yazık ki projeleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı, 100 kobayı diriltme aşaması tam bir fiyasko ile sonuçlanmıştı, hiç bir kobay canlanamamıştı, sadece bir kişinin kalbini ve vucut fonksiyonlarını işlevsel hale getirmişlerdi ama o da dirilemedi.
Bütün bu yaşanılan olarların sonucunda haklı olarak bilim insanlarının kuşkuları ve çekinceleri artmış bulunuyor, biz vatandaşlar olarak düşündüğümüz senaryoları bilim insanları da düşünüyorlardır mutlaka ama professıonellik açısından sesli dile getiremiyorlardır

Washıngton post 2038
-Şuan nasa bünyesinde bulunan diriltme projesinin son aşamasına gelinmiş bulunuyor, biraz sonra kapsüller teker teker açılacak ve diriltme odalarına kobaylar götürülecek, Bakalım kaç kobayı canlandıramayacağız, şuan Nasa yetlisine ulaştık görüşlerini alacağız ;
-İyi günler Dünya, biraz sonra dünyanın farklı ülkelerinden farklı ırklardan almış olduğumuz, yaşamsal faaliyetleri sona eren insanları tekrar yıllar sonra hiç kuşkusuz dirilteceğiz, umarım Tanrı yı kızdırmayız.

Nasa görevlisinin sözlerini tamamlamasından sonra bilim insanları harekete geçtiler ve kobayları tek tek getirdiler kapsülleri açıp hemen diğer personele verdiler ve onlarda diriltme odasına insanları götürdüler.
Şu ana kadar her şey normal bir şekilde ilerliyordu ama diriltme odalarından gelen olumsuz raporlarla işler kötüleşmeye başlamıştı, kapsülü açılan hiç bir insan tekrar hayata dönememişti.

Açılacak olan kapsüllerde hızla tükenmeye başladı, sonuç değişmiyordu.
Bilim insanları artık umutlarını tamamiyle kaybetmişlerdi çünkü sadece 3 tane kapsül kalmıştı, bu kapsüllerden çıkan insanlarında dirilmesi olasılığı artık yok denecek kadar azdı.
...
Son üç kapsülde açılmaya başlandı,
ilk kapsül açıldı diriltme odasına alındı bu kişi 1963 yılında suikaste uğrayan Başkan kennedy di.. ama içeriden gelen raporla onunda dirilemediği yetkililerin gözlerinden okunuyordu. Dirilemedi
ikinci kapsül açıldı devamında diriltme odasına götürüldü, bu kişide mıchael jackson du. Ama mıchael de dirilememişti.
-Çok kısa süre önce konuşan nasa yetkilisi kendisinden emin konuşmuştu, Bütün dünya ya seslenmişti ve Nasa nın başarısıyla övünmüştü. Ama bu erken gelen bir övgüydü, sonuç olarak hiç bir insanı diriltememişlerdi, Başarısızlıklarını da bütün dünya canlı olarak izliyordu ve ellerinde sadece bir tane kobay kalmıştı yalnızca bir tane..
Dünya nefeslerini tutmuş son kobaya kilitlenmiş vaziyette yapılan işlemleri takip ediyorlardı. İnsanların tv karşısında neler düşündüklerini tahmin etmek pekte zor olmasa gerek kimileri artık bu olsun kalksın ayağa diyordu, kimileri ise Tanrı nın yetkisine müdahale ediliyor ne yapıyor bunlar diyorlardı. Kimileri ise umrum da sanki ne olursa olsun diyordu. Ortak düşünce bunlardan ibaretti, gerçekçiler, hayalperestler, kaderciler... Tek bir ortak gaye vardı şuan ortada ve o da bütün dünyanın şuan burayı izliyor olmasıydı, bu konuda hemfikirdik..

CNN muhabiri:
Bütün dünyanın önünde gerçekleşen diriltme projesi tam bir fiyasko ile sonuçlanmak üzere şuana kadar açılan 199 tane kobayın hiç birisi diriltilemedi değerli İzleyiciler. Bu projeye milyar dolarlar aktarılmıştı, halkın birçok bölümünde aktarılan paralar yüzünden eylemler yapılmıştı. Eylemcilerin ortak söylemleri ise “kimse dirilemez bu imkansız, bizleri insanları diriltebileceğiz diye kandırıyorlar, bizlere ölümsüzlüğü sunuyorlar ama bu tamamiyle palavra” olmuştu. Şuan dönüp geriye gidildiğinde eylemlere ve söylemlere bakıldığında tamamiyle haklı olduklarını görüyoruz sayın izleyiciler.

-Ve son kobay da kapsülü açılmak üzere getiriliyor, Dünya bu ana kilitlenmiş durumda, ben bile kendimi tutamıyorum aşırı heyecanlıyım şuan değerli izleyiciler. Son gelen kişinin de Bir Türk olduğu haberini aldık ismi ise, 1975 yılında ölen Türkolog ve Tarihçi Hüseyin Nihal Atsız...

Bütün dünya son insanı izliyordu, gelen Türk dirilebilecekmiydi acaba?
kapsül açıldı, gerekli prosedür uygulandı ve Atsız profesörlerle birlikte hemen sedyenin üzerinde diriltme odasına sokuldu. Şok cihazları bağlandı ve 3 .. 2 .. 1..
kalbi atmaya başladı sonra geri durdu, bir daha şok verildi ve kalbi ritimini aldı durmadan atmaya başladı, cihazların hepsi birden çalışmaya yaşamsal faaliyet göstermeye başladılar. Bilim insanları olaya kilitlenmiş vaziyette idiler gözleri büyümüştü hepsinin, donup kaldılar..
Gözlerini açacakmıydı acaba diye herkes Atsızın gözlerine bakmaya başladı o sırada haber ajanslarıda içeri girmişti Dünya ya canlı olarak bu anı sunuyorlardı.. Bütün dünya şuan Atsız ın gözlerine bakıyordu ki Birden Atsız gözlerini açtı.. Hızlı hızlı nefes almaya başladı, onu gören bir iki bilim insanı bayıldılar. Kameralar atsızın gözlerine kilitlenmş atsızın göz kapaklarını açıp kapatmasını dünya ya aktarıyorlardı..

GALİP ZEYREK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

gg