Rosalind Franklin
Rosalind Franklin Bilim tarihinde en fazla
haksızlığa uğrayan Bilim insanlarının belki de en önde gelenidir.
Bilimsel
kariyerinin her aşamasında sıradışı buluşlar yaptı. I Dünya Savaşı sırasında
İngiliz halkı için üretilen gaz maskelerinin içinde zehirli gazları emmesi için
kullanılan kömürlerin seçimi sırasında farklı kömür türleri üzerinde araştırma
yaparken doğal olarak oluşmuş karbon liflerini buldu.
Bu
Lifler Yıllar Sonra endüstrinin vazgeçilmezi olacak olan hafif ve
dayanıklı karbon fiberlerdi. Sonrasında kardan üzerinde çalışmalarını
ilerletmek için Paris de röntgen ışını ile üç boyutlu moleküllerin görüntülerini
elde etme konusunda eğitim gördü.
Paris’de geçirdiği yıllar boyunca
İngiltere'de protein molekülleri ve hücrenin yapı taşları konusundaki
gelişmeler sürüyordu.
Bu
çalışmaları sürdüren merkezlerden biri Royal King College’de moleküllerin
kristallografik görüntülerinin elde edilmesi gerekiyordu ve Rosalind
Franklin bu konudaki en iyi isimlerden biri olduğu için davet edildi.
X ışını
ile yapılan molekül çalışmalarının başında, daha sonra DNA konusunda yaptığı
çalışmalar ile Nobel alacak olan Maurice Wilkins vardı.
Franklin
göreve başladığında Wilkins orada bulunmuyordu. Wilkins daha sonra
geldiğinde kendisine kristalografik görüntülemeden yardım edecek biri
geldi sanırken özgün çalışmalarını söndürme niyetinde olan bir kadın bilim
insanı ile karşılaşınca başta hayal kırıklığına uğradı .
O
dönemde Kraliyet bilim çevreleri bir erkek Kulübü şeklinde idi ve kadınları
hiçbir zaman içlerinde İstemediler.
Üstelik
Franklin Wilkins’in laboratuvarını farklı bir boyuta taşımakla kalmayıp
kullanılan X ışınlı kristalografı da geliştirmişti.
Wilkins’in arkadaşı
olan ve beraber 1962’de Nobel ödülü aldıkları Crick ve Watson da DNA molekülü
üzerinde çalışıyorlardı.
Molekülün
yapısı ve bu molekülün çoğalma sırasındaki davranışı bugün olduğu gibi
1950'lerde de bilim dünyasının en fazla ilgi çeken konularından biriydi.
Molekül yapısı konusunda yapılan çalışmalar
iki ayrı yöntem içeriyordu. İngiltere'de Watson ve Crick ABD’de ise Linus
Pauling ,DNA yapısını fiziksel molekül benzerleri ile 3 boyutlu modelleme
yöntemini kullanırken Rosalind Franklin aynı Molekülün kristalografik
fotoğrafını inceleyerek yapısını çözmeye çalışıyordu.
Günümüzde X ışını ile fotoğraf
çekmek hala kullanılıyor ama bugün çok daha güçlü kaynaklar ile Saniyeler
içinde elde edilen görüntü o dönemlerde 100 saate varan çalışma ve bu
sürede X ışınına maruz kalma tehlikesini getiriyordu.
Rosalind Franklin 51 numaralı fotoğraf
adını verdiği çalışmayı dosyasına koydu ve üzerinde çalışmaya başladı O
günlerde de protein modelleri hesapla yapılıyordu ama bugün bilgisayarların
yaptığı hesaplamaları elle ve günler boyunca çalışarak yapmanız gerekiyordu.
Franklin sonuca ulaştı bunu da
notlarının arasına koydu. Franklin herkesten önce DNA yapısının çift
sarmal olduğunu fark etmişti.
Fark etmediği ise ABD ile İngiltere
arasında DNA yapısınının bulunması konusunda acımasız bir yarışın
sürdüğüydü.
ABD’ den Linus Pauling de Üç boyutlu bir
model üzerinde çalışıyordu ama onun modeli de Watson ve Crick gibi yanlıştı.
Watson
ve Crick Kendilerine yardımcı olması için Roselin Franklin’i çağırdılar
,Franklin modellerindeki hataları madde madde söyledi hipotezlerini çökertti.
Bu
Watson ve Crick ikilisi için oldukça üzücü oldu, bir yandan Pauling ile
rekabetleri derken bir de yeni bir kadın ile uğraşmak zorunda kalmışlardı.
Tam o
sırada bilinmeyen bir el Rosalind Franklin’in dosyasından 51 numaralı fotoğraf
ve hesaplamalarını çaldı ve bunları Watson ve Crick’e verdi.
Watson ve Crick ikilisi bu bilgiler
ışığında modellerini geliştirdiler ve DNA’nın çift sarmal modelinin yanında
mutlulukla poz verdiler.
Modeli Rosalind Franklin’e de gösterdiler.
Franklin ikilinin bu ani sıçraması karşısında hayrete düştü ama nedeninin kendi
çalınan fotoğrafı olduğunu anlamadı.
Sonrasında
virüsler üzerine de çalşan Franklin , çalıştığı her konuda olduğu gibi burada
da başarılı oldu.
Rosalind
Franklin 37 yaşında daha yapacak çok iş varken X ışınına bağlı olduğu düşünülen
yumurtalık kanseri nedeni ile 16 Aralık 1958 de hayatını kaybetti.
Watson ise Franklin’in ölümünden 10 yıl
sonra Çift Sarmal adlı kitabında Roselind Franklin’in çalışmasını ÇALDIĞI
yetmiyormuş gibi onu yetersiz ve çirkin biri olarak gösterdi. Hatta bir TV
programında bir tür otizm hastası olarak niteledi.
Maurice Wilkins , Watson ve Crick 1962 yılında Rosalind
Franklin’den çalmış oldukları 51 Numaralı fotoğraf ve hesaplamaları sayesinde Nobel
Ödülü aldılar.
Ama tarih onları affetmedi ve HIRSIZ oldukları
yıllar sonra ortaya çıktı. Yaşadığı dönemde kadınları bilim dünyasında var etmek
için yılmadan mücadele eden Rosalind
Franklin’in hatırasına saygıyla…
Yorumlar
Yorum Gönder