c

 Bu anlatı iyi ki var olanları yad etmek için yazılmıştır. 

Türk ordusu ocak 1921 de İsmet İnönü komutasında Eskişehir'de ilk zaferini kazandı. Yunan ilk kez yenilmişti, devam eden zamanda yunan intikam için tekrar saldırdı ve 2. İnönü savaşının çıkmasına neden oldular. Savaş sonucunda aynı kaderi paylaştılar, mart 1921 de tekrar yenildiler.İnönü yunanı Metris tepede gülerek izledi. 

İki savaşta da yenilen yunana İngilizler çok öfkelenmişlerdi, üstlerlerinde baskı kuruyorlar siyasi olarak köşeye sıkıştırıyorlar, küçük oğlanlarını tokatlıyorlardı. Tabi yunana böyle bağlı olmalarının nedeni ufaklık sevgisinden değildi, zira sırada kendileri vardı yunan düşmemeliydi, yunan düşerse İstanbul da işgal ettikleri yerlerde artık rahat rahat 5 çayı içemeyeceklerdi.  

Yunan kendi ülkesinde seferberlik ilan etti herkesi Türkiye'ye (Osmanlı) çağırdı, ordusunu muazzam derecede büyüttü İngilizlerden de büyük miktarda askeri malzemeler aldılar. Dönemin en ağır makineli silahları ellerindeydi artık. Diğer itilaf devletleride sırtlarını sıvazlıyordu.

II. İnönü yenilgisinden sonraki üç ay içinde orduyu silah, donanım ve asker bakımından güçlendirmek için Yunanistan’da genel seferberlik ilan edildi, 18-45 yaş arasındaki tüm erkekler silahaltına çağrıldı. Ayrıca Osmanlı vatandaşı olan Rumlardan da birçok kişiyi askere aldılar.

yunanın Hazırlıkları tam 4 ay sürdü ve 4 ayın sonunda saldırıya geçtiler.

Bu savaşı yönetmek için yunan kralı da işgal ettikleri İzmir e gelmişti ve savaşı oradan yönetme gereği duymuştu, çünkü g*tü iyice sıkışmıştı. Savaşı İzmir'den yönetiyordu.

Yunan Temmuz 1921 de topladığı güç ve destek sayesiyle ordularını yürüttü ve kanlı çarpışmalar sonucunda  Türk ordusu en büyük yenilgisini aldı. Afyon, Eskişehir ve Kütahya Düşman eline geçmişti. Çok fazla şehidimiz olmuştu. Türk ordusu geri geri çekildi...

Bütün bunlar olurken Mustafa Kemal Ankara da maarif kongresi yapıyordu, Kendisine güveni tamdı kuracakları ülkede Yeni nesli yetiştirecek olan öğretmenlerle görüşme yapıyordu.Kötü haber tez yayılırmış derler ya öyle oldu Mustafa Kemal'e Ordunun yenildiği ve geri çekildiği söylendi.

Ulu Önder bir dal sigara yaktı gözlerini ufka doğru dikti  derin derin düşündü  ve İsmet İnönü'ye ulaşıp Orduyu sakarya ırmağının Doğusuna çekmesini emretti. Böylelikle ordu Ankara Polatlı ilçesinde çekilişini tamamladı, sakarya ırmağının üstünde ki bütün köprüler imha edildi ve beklenmeye başlandı.

Meclis karışmıştı herkes yenilginin suçunu Mustafa Kemal'e atıyordu. Ciddi bir muhalifle karşı karşıya kalmıştı Mustafa Kemal, herkes ona yükleniyordu. meclisin Kayseri'ye taşınması konuşuluyordu. Mustafa Kemal olan biteni sakin sakin gözlemledi. Sıra kendisine geldiğince yavaşca doğrularak meclis kürsüsüne yöneldi, kürsüye geçti ve tam bir devlet başkanı, bir ordu komutanı gibi konuştu. Herkes onu sessizce dinledi ve onu ordunun başına geçirdiler. Bununla da kalmadı Meclis kendi yetkilerini Mustafa Kemal'e devretti.

Mustafa Kemal artık hem Başkomutan hemde meclis olmuştu. Hiç vakit kaybetmeden Başkomutan orduyu görmek için Sakaryanın doğusuna gitti .Gittiğinde ise harap ve bitmiş durumda bir ordu görüyordu. Canı çok sıkıldı Türk Erlerine hemde çok..Tekalifi Milliye Emirlerini hemen yayınladı orduya destek lazımdı. 

Ama Anadolu da bitik durumdaydı. Tekalifi Milliye Emirlerinde her zaman gözlerimi dolduran bir madde: Her aile Orduya BİR ÇİFT ÇORAP VE ÇARIK VERECEK.. evet ordu bir çarığa muhtaç hale gelmişti. Yıllardan beri süren savaşlar beceriksiz padişahlar, Kapitülasyonlar yüzünden hem Anadolu Hemde Türk Ordusu bitmiş durumdaydı.

Anadolu dan gelecek yardımları beklemeden 2 ay içinde Mustafa Kemal Ordununu topladı ve Polatlı da Sakarya Savaşı Başladı! Buna tarihimizde subaylar savaşı dendi. Mustafa Kemal ise "Melhamei Kübra" dedi.

Savaş başlamasına yakın Mustafa Kemal Şu tarihi sözünü söylemişti" Hattı Müdafaa yoktur,Sattı Müdafa vardır, O satı Tüm Vatandır. Vatanın her kanı Vatandaş kanı ile sulanmadıkça bu Vatan terk olunamaz" ... yani kurulan hilal taktiği sadece savaş alanında değil Sakarya dan Hatay a Tüm vatandı.

-----

Mustafa Kemal Duatepe de savaşı yönetti . Sakarya savaşında  verilen mücadele olağanüstüdür. Savaşta açılan her gediği kapatmak için 70 km’yi bulan zorlu yürüyüşlerle birlik kaydırmaları yapıldı. Her gelen asker, ertesi sabah çelikten bir kale hâlinde düşman karşısına çıktı, vuruşup şehit oldu ama vatanın savunulmasını bırakmadı. Mustafa Kemal Paşa bu muharebe için “Sakarya melhame-i kübrası” yani kan gölü, kan deryası demiştir. 

Yunanlar, Türk kuvvetlerini 23-30 Ağustos 1921 tarihleri arasında bütün imkânlarıyla zorlamalarına rağmen kuşatıp imha edemeyince kuvvetlerinin büyük kısmıyla Türk cephesini merkezden Haymana istikametinde yarmak istemişlerdir. 6 Eylül 1921 tarihine kadar da bunun için uğraşmışlar fakat başaramayınca bulundukları hatlarda savunmaya karar vermişlerdir. Ancak 10 Eylül’de başlatılan genel karşı taarruzla buna da engel olunmuştur.

Sakarya Meydan Muharebesi aralıksız 22 gün geceli gündüzlü devam etti ve 13 Eylül günü Yunanlıların Sakarya Nehri’nin batısına atılmasıyla sona erdi. 1683 2. Viyanadan beri geri çekilen Türk Ordusunun geri çekilmesi bu savaşla son buldu. Tarih 13 Eylül 1921 i gösterirken yunan kesin olarak durduruldu..

Herkes biran önce tekrar saldırıya geçmemizi istedi yunan güçlenmeden hemen bitirelim bunları dediler. Ama Mustafa Kemal bekledi çünkü bizde yunan kadar zarar gördük, bir çok askerimizi şehit verdik. Cephanemiz bitmek üzereydi.Bunları göze alamazdı ve en önemlisi Türk Askeri de insandı. Onlarında dinlenmeye güç kazanmaya hakkı vardı.

Mustafa Kemal tam bir yıl bekledi. Çok karşı çıktılar laf söylediler ama o kimseyi dinlemedi 1 sene bekledi ve orduyu güçlendirdi. Ankara da subay okulu açıp subay yetiştirdi. Doğu ve Güney cephesini kapattı orada ki askerleri Batıya yani yanına getirtti. Orduya çok sıkı bir koşu eğitimi verdi. (Buna 45 dakika eğitimleri dendi). Amaç orduya kondisyon kazandırmak ve hiç durmadan yunanın üstüne saldırmaktı.

Mustafa Kemal her harekine dikkat ederdi bilirdi yunan casuslar tarafından her an gözetlendiğini. Onlara sunduğu Mustafa Kemal imajı ise  şu oldu ; bunlar saldırmaz bu topraklara razılar artık.

Mustafa Kemal bir yazı göndererek ülkede ne kadar subay varsa onları çağırdı ve futbol müsabakası yapacağını söyledi. Herkes şaşırdı ne yapıyor bu adam, böylesi bir durumda turnuva nedir dediler.

Mustafa Kemal'in amacı dikkat çekmeden subayları yanına toplamaktı ve öyle de oldu. Yunan bile inandı gelen subayların futbol için geldiğine. Çünkü gerçekten de turnuva yapıldı

Tabi bunların olduğu yer ise Konya Akşehir. Atatürk orduyu Akşehir e taşımıştı. Zaman dolmuştu artık savaş başlasın. Türk Ordusu 26 Ağustos 1922 sabah 5:30 da harekete geçti ve Afyon Kocatepe de taarruza kalktı.. 

O ne müthiş bir saldırıdır böyle Mustafa'nın delileri yunanı parçalıyor!!!

27 Ağustos da Yunan mevzilerinin büyük çoğunluğu ele geçirildi !! Mustafa Kemal bu taarruza Kurt Kapanı demişti. Kurtlar kapanı kurmuş daraltıyordu. Yakup Şevki Paşa da kuzeyden Uludu yunan şaşırdı kaldı. 

30 Ağustos da Dumlupınar da yunan Kurt Kapanına tam anlamıyla girmişti...

Yunan ordusunun büyük çoğunluğu imha edildi ve Mustafa Kemal O tarihi emri verdi !! ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ İLERİİİ !!!

İzmir'e tam 400 km vardı, bir ordu yaya olarak 10 günde 400 km hem koşarak hem çarpışarak gidebilir mi? O Türk ordusuysa Mustafa Kemal'in Kurtlarıysa evet Gider.. Gitti de!!!

Mustafa Kemal'in Kurtları

1 Eylülde Uşak,

2 Eylülde Eskişehir,

2 Eylül yunan komutan tirikopis Fevzi Çakmak Paşa Tarafından esir alındı. Yani ordu komutanları ele geçirildi.

3 Eylülde Nazilli - Simav - Alaşehir, 

6 Eylül de Balıkesir ve Bilecik,

7 Eylülde Aydın,

8 Eylülde Manisa

İzmir halkının gözleri Anadolu'nun içinden gelecek kurtları bekliyordu, kulakları ise Mustafa Kemal'in At seslerini duymayı hevesle bekliyordu. Ve bekledikleri gerçekleşmek üzereydi, İzmir semalarında Mustafa'nın delileri, Anadolu'nun Bozkurtları göründü.. Tanrım bu rüya mı ? 

ve Büyük Türk Ulusunun önünde ,yunan kansızları, Mustafa Kemal'in Ordusu tarafından denize döküldü.. İzmir halkı ellerinde bayraklar, göğüslerinde kimsenin göremediği sadece Mustafa Kemal'in gördüğü o büyük ışık ile Mehmetciği kucaklamak üzere ordunun arkasından sahile akın etti ..Tarih 9 Eylül 1922...

son

O dönemde yaşanan savaşlar ve kazanılan bağımsızlık sonucu bugünleri yaşıyoruz. Dönemin şartlarını Anadolu insanının neler çektiğini Türk Ordusunun ne hallerde bu savaşları kazandığını her Türk evladının bilmesi ve kendinden sonrakilere öğretmesi bir borçtur.

Anafartalar Kumandanı Mareşal Başbuğ Başöğretmen Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman ordusunu saygı ve özlemle anıyorum. İyi ki vardınız.. (kurtkaya)


----------------------------


Savaş sonunda ise 5.713 şehit, 18.480 yaralı, 828 esir ve 14.268 kayıp verdik..

Yunanlılar: 3.758 can kaybı, 18.955 yaralı, 354 kayıp.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

gg